ÖZFED ve Eğitim Sistemi

Özel Öğretim Kurumları Federasyonu kuruluş amaçları Milli Eğitiminin sorunlarını, bu sorunların çözümlerini içeren bir kitap yayınlamıştır. Bu kitabı İnternet sitemizde indirilebilir halde bulabilirsiniz. Kitabımızda kısaca ülkemizde uygulanan eğitim sistemini, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün uygulamalarını, ülkemizde ki bugünkü sonuçlarını ve dünya eğitiminde ki ülkemizin bulunduğu yeri anlattık.

Kitabımızda bahsettiğimiz gibi son yapılan üniversite sınavında 2 milyon öğrencinin girdiği bir sınavda öğrencilerimizin 40 soruluk bir sınavda 3.6 fen ve 5 tane matematik çözebildiğini belgeleriyle ortaya döktük. Yine bu kitapta ülkemizin eğitim kalitesi ve öğrenme düzeyinde Avrupa ülkelerinin sonuncusu olduğunu, yabancı dil eğitiminde uluslararası endekslerde dünya 116'ncısı olduğunu, eğitime yapılan kişi başı harcamada 2.500 dolar ortalamasıyla dünyada ilk 100 ülke içinde bile olmadığını anlattık ve belgeledik.

Amacımız herhangi bir hükümeti ya da bir siyasi görüşü eleştirmek değildir. Ülkemizin bugün bulunduğu durumdan hızlıca çıkması gerekir. Özel Öğretim Kurumları Federasyonu öncelikli olarak bu sebeple kurulmuştur.

Kuruluşumuzun ikinci amacı ülkemizin eğitim sistemine çok büyük değer katacak özel öğretim işletmeciliğinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın bugün ki özel öğretim kurumlarına bakış açısıyla ülkesine yeterli katkıyı verememesidir. Federasyonun birinci öncelik olarak Türk Ceza Kanunu'na ve Anayasa’ya aykırı faaliyet göstermeyen özel öğretim kurumlarının çeşitli bürokratik sebeplerle ve her ay çıkartılan yönetmelikler ile iki tane müfettişin bakış açısına göre kapatılmasını engellemektir. Bugün özel öğretim kurumlarının hiçbir güvencesi ve savunması yoktur. 500 bin lira ile 15 milyon lira arasında yatırım yapılmış bir özel öğretim kurumunu; Özel Öğretim Genel Müdürlüğü "Tabelan doğru yere asılmamış", "Müdürünün ataması 2 gün geç olmuş", "Uyguladığın eğitim modeli Talim Terbiye Kurulu’ndan onay almamış", "Merdiven genişliğin 5 santim kısa", "98 metre ötende sigara satılıyor" gibi yüzlerce gerekçeyle kapatılmasını artık durdurmak gerekmektedir. Örneğin; sürücü kurlarının yönetmeliği geçtiğimiz 10 yılda tam 135 kere değiştirilmiştir. Örneğin; sağlık kolejlerinin yönetmeliği geçtiğimiz yıl içinde tam 8 kere değişmiştir. Bir özel öğretim kurumu açmak için 42 imza alınarak 100'e yakın bürokratik işlem yapılmasına rağmen, kapatmak için 2 müfettişin hem denetim yaptığı hem ifade aldığı hem de ifadenin bir suretini vermediği ayrıca cezayı da kanaat olarak belirttiği yani hem savcı hem hakim hem de kolluk gücü olduğu bir rapor yeterli olmaktadır.

ÖZFED özel öğretim işinde yatırım yapan müteşebbislerin yaptıkları yatırımların güven içinde her türlü siyasetten uzak Anayasa'ya ve Türk Ceza Kanunu'na aykırı faaliyet göstermediği sürece devam ettirebildiği bir sektör haline getirmek amacıyla hareket etmektedir.

Özel Öğretim Kurumları Federasyonu, özellikle muhtelif kursların dünyanın diğer tüm gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi açılış ve işleyişlerinin yerel yönetimlerce sağlanması, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olmaması, ancak bu kursların verecekleri mesleki yeterlilik sertifikalarının sınavlarının bakanlık tarafından yapılması, bu sınavlarda başarısız olan kursların başarı denetimlerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmasını hedeflemektedir. Örneğin; ülkemizin en büyük sorunu mesleksizlik ve işsizliktir. Ülkemizde 11 milyona yakın çalışan ve çalışmayan vasıfsız işçi vardır. Bugün inşaatlarda çalışan sıvacıdan, fayans döşeyen ustaya, cep telefonu tamirciliğinden, araba kaportası tamir eden ustaya, su tesisatçısından emlakçılığa milyonlarca insanımız herhangi bir mesleki eğitim almadan mesleği mesleği yaparak öğrenmektedir. Oysaki bu insanlara eğitim verebilecek 10 binlerce özel kurs yok "merdivenin yeterli genişlikte değil", yok "asansörün ikinci kata çıkmıyor" ya da "100 metre uzağında kahvehane var" gerekçesiyle ruhsat alamamaktadır. Bugün 17 bin özel öğretim kurumuna hizmet veren Özel Öğretim Genel Müdürlüğü'nün kendi binasında bile asansör bulunmamaktadır.

Kısaca insanlarımız mesleksiz gezmekte, bu insanlara eğitim verecek kurumlarda bürokrasiyi aşamamaktadır. Ülkemizin artık bürokratik zihniyeti bırakarak teferruatlardan sıyrılıp özellikle özel kurslara değer vermesi lazımdır. Bir epilasyon kursunu da, bir dans kursunu da, bir anaokulunu da, bir özel öğrenci yurdunu da, bir ilkokulu da aynı yönetmelik ve denetim sistemiyle idare etmeye çalışmak mantık dışıdır.

Özel Öğretim Kurumları Federasyonu batı ülkelerinde uygulanan eğitim modellerinin ve özgürlüklerin bu güzel ülkeye uygulanmasını istemektedir.